17 Haziran 2011 Cuma

Resimlerle ‘Sokaktaki Apoletler’

‘Sokaktaki Apoletler’ sergisinde buluşan ressam Serpil Odabaşı ve Nuray Akkol, “İktidar ilişkilerinin, iktidar dilinin olduğu her yerde apolet var” belirlemesinde bulunuyorlar.
Ressam Serpil Odabaşı ve Nuray Akkol, ‘Sokaktaki Apoletler’ sergisinde. Yunanistan’ın başkenti Atina’da 2 Mayıs’ta Nosotros’ta açılan ‘Sokaktaki Apoletler’ sergisi, gündelik hayatın her alanına yayılan faşizme göndermeler içeren çalışmalardan oluşuyor. Sokakta kendine yaşama alanı bulamayan “öteki”nin eve kapatılışı ve evde fişlenişi, aile içindeki iktidar ilişkileri, militarist dile uyum sağlamaya çalışan ötekinin uyum çabasına rağmen “öteki” kalmasıyla ilgili de çalışmalar var. Ressam Odabaşı ve Akkol ile ‘öteki’leşme, militarizm ve resmi konuştuk.

‘Sokaktaki Apoletler’ serisi fikri ne zaman çıktı?
Serpil Odabaşı; 80 darbesi olduğunda ben 5 yaşındaydım. O yıllar annemin kendini nasıl hırpaladığını izlemekle geçti. Ağabeyim o yıllarda Diyarbakır Cezaevi’ndeydi. Diyarbakır Cezaevi bütün vahşetini kente salmıştı. Günlerim genellikle ağabeyimin ya da annemim omuzlarında görüş günlerinde ağabeyimle, dayımla, amcamla görüşmeye çalışarak geçiyordu. 80 darbesi bizim ailenin de dağılmasına neden oldu. 27 Nisan E-muhtırası bir çağrışım zinciriyle gündemime düştü.

Bir baktım ki sokaktaki apoletler diye sıkıntılanır ve çalışır olmuşum. Çünkü o günlerde “ordu göreve” mitingleri yapılıyordu. “Sivil” insanların darbeye bu kadar hevesli olması beni dumura uğrattı her yerde darbeyi savunan “laikler” vardı ve gündelik yaşamım o ara çekilmez oldu.

Nuray Akkol; Türkiye’deki darbeler ve sonrasının izleri herkes gibi benimde nelere mal olduğu kolayca gördüğüm şeylerdi. Fakat özellikle özel alan ve iktidar ilişkileri üzerine yaptığım araştırmalarımda bu iktidar veya faşizan ilişki diye tanımladığımız ilişkilerin yaşamın tüm alanına yayıldığını görmem bu konu üzerine düşünmeme daha çok neden oldu. Sonrasında feminst kuramın bilgisinin katkısını da yabana atmamam gerekiyor. Bundan dolayı da özel alan ve iktidar ilişkileri üzerine doktora tezimi oluşturduğumda, iktidarın ailede görünme biçimi oradan bu sergiye de ailedeki iktidarın görünmesi apoletler biçiminde yansıdı. Sokağa dönen yüzüm ise uzun zamandır gündemimde olan bir konuydu. Hatta kullandığım meteryallerin çoğunu çok önceden biriktirdiğim nesnelerden seçtim. Resimlerimde kullandığım kurgular ise korokilerim ve taslaklarım bir biçimde hazırlanmış ve sonuçlanmamıştı. Herhalde böyle bir sergiyi beklemekteydiler diye düşünmekteyim.

Apolet sadece askeri yapı içerisindeki bir anlam mı sizin için?
Serpil Odabaşı; Benim için her yerde. İktidar ilişkilerinin iktidar dilinin olduğu her yerde apolet var. Yalnız ben yine de bu seri de apoletleri daha çok darbesevicileri üzerinde kullandım.

Nuray Akkol; Benim için de iktidar ilişkileri iktidarın olduğu heryerde var. Özellikle en korunaklı ve kutsal olduğu düşünülen ailede ve faşizmin sokaktaki savaş halinin yıkımı üzerine kullandım.

‘Sokaktaki apoletler’in ilk anlamı nedir?
Serpil Odabaşı; İlk anlamı “Ordu göreve” üzgünüm...

Nuray Akkol; Elbette ordunun ve iktidarın önde görünen cici ve arkada kalan görünmeyen yıkım kısmı.

Güncel olanla sanatı nasıl buluşturuyorsunuz?
Serpil Odabaşı; Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor ya da değişitiriliyor. Birini hazmedemeden bir diğer gündem hayatınıza giriveriyor. Bu nedenle uzun süredir tv izlemiyorum ve daha az gazete okuyorum. Çünkü kendimi koruyamıyorum artık. Öfkeleniyorum ve bu öfke çok anlamlı değil, dönüştürücü değil. Öyle uzay boşluğunda debelenen bir öfke. Yüzlerce iş yapacak kadar öfkeye sahibim çok şükür! Ben daha çok plastik anlatım dilini, boyayı yüzeyi kullanarak anlatmayı tercih ediyorum. Güncel olan ben istemesem de yüzeyime giriyor. 27 Nisan’dan sonra bu sergi projesi olmadığı halde sadece militarizm üzerine çalıştım. Gündelik hayatın her alanında egemen olan faşizm bir şekilde boyama yüzeyime malzeme oluyor. Çünkü başka türlüsünü bilmiyorum. Günümüz Türkiye’sinde oluşturulmaya çalışılan laik-antilaik saflaşmasında taraf olmayan olamayan sivil öznenin hallerinden özetler bu serginin ana konseptini belirledi.

Nuray Akkol; Güncel olana dokunulmadan sadece işin estetik keyif kısmıyla uğraşacak bir yaşama sahip olmadığımızı düşündüğümden, yaşamda benim gündemime giren noktalarda işler üretmeyi doğru buluyorum. Bunlarda gündemimize giren ve artık bıktığım yaşamda değişmesini istediğim şeyler olduğu için üzerine sözümü söylemek, çomak sokmak istiyorum. Bu topraklarda ve dünya da artık başka bir geleneğin yerleşmesi gerek. Hissettiklerim öfkelendiklerim üzerine çalışmak kendimi daha iyi ve samimi bulmamı sağlıyor. Bu benim için en önemli nokta. Hissettiklerim üzerinden güncel yaşama dokunmak bana iyi geliyor. Bunları yaparken fotoğraf... boya.. deneysel dil istediklerimi yapmamda daha etkili olduğundan şimdilik onları kullanıyorum.

Yaşanan sorunlar karşısında sözünüzü söyleyebildiğinizi düşünüyor musunuz?
Serpil Odabaşı; Sözümü söylemek evet önemli ama bütün alanlar kapatılmış. Ağzınızı açtığınız anda üzerinize beton dökülüyor. Bunu bazen size benzediğini düşünen “muhalif”ler yapıyor, başka birilerine gerek kalmıyor bazen! Şişkin egolardan kapatılmış alanlardan bir aralık bulduğumda sızıyorum ve söylüyorum evet. Milyonlarca civata var ben bir civata sıkıyorum.

Nuray Akkol; Elbette çok önemli. Bence sanat yapan bir insanın zaten söyleyecek bir sözü olmalı. Yoksa hele bizim gibi bir ülkede maddi manevi sürekli karşılığını alamadığınız bir şeyi yapmanın çok kandırmaca olduğunun düşünüyorum. Sözüm var evet, en iyi söyleyeceğimi bu araçla yapıyorum. Şimdi bu sözü söylediğimi düşünüyorum. Fakat bunun nekadarı ulaşıyor konusunda emin değilim ama beni ilgilendiren nokta samimi bir biçimde söylemek istemem. Gerisi ancak kendini sanat yoluyla doldurmak paylaşmak isteyen izleyiciye kalıyor...

DURSUN KAZAN



Serpil Odabaşı
1975’te Amed’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Amed’de tamamladı. 1995’te Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümünü kazandı. 1996-1999 yılları arasında Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nda araştırmacı olarak çalıştı. Bir kişisel sergisinin yanı sıra birçok karma sergide de yer aldı. Hala Bir Lisede Resim öğretmenliği yapıyor.

Nuray Akkol
Gazi Üniversitesi Resim Bölümünden mezun olup. Master ve doktorasını Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde yaptı. Doktora çalışması “özel alan ve iktidar ilişkilerinin plastik dilde kullanımı” üzerine verdi. 3 kişisel ve birçok karma sergi, bianelere katılımı var. Şimdi Çankırı Karatekin Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

http://www.yeniozgurpolitika.org/?bolum=haber&hid=32038
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Hiç yorum yok:

Popüler Yayınlar

Follow by Email